Desk360 Konuşarak Ticaretin Kurallarını Yeniden Yazıyor

Konuşarak Ticaret (Conversational Commerce) kavramı hayatımıza gireli henüz çok fazla zaman geçmedi. Terim henüz 2015 yılında UBER’den Chris Messina’nın yazdığı bir Medium yazısıyla ortaya atıldı. Anlamı ise Facebook Messenger, WhatsApp, WeChat gibi mesajlaşma uygulamaları yoluyla veya Amazon Alexa gibi yardımcılar aracılığıyla sesli komutlarla etkileşime geçerek yapılan ticaret. Konuşarak Ticaretin kurallarını yeniden yazan Desk360 işletmeler ve müşletiler için oldukça önemli bilgiler veriyor.

Konuşarak Ticaret sayesinde müşteriler, şirket temsilcileriyle sohbet edebilir, müşteri desteği alabilir, sorular sorabilir, kişiselleştirilmiş öneriler alabilir, yorumları okuyabilir ve almak istediği ürünleri sadece bir tık ile satın alabilir.

İşletmeler ise müşteriler tarafından yöneltilen bu talepleri sohbet robotları veya müşteri temsilcileri aracılığıyla kolayca cevaplayabilir. Bu şekilde iş sahipleri, müşterilerine mesajlaşma uygulamalardan hiç ayrılmadan bile rahatlıkla ürün satışı yapabilir.

İşletmeler bu yöntemi sadece müşteriyle etkileşim kurmak ve anlık olarak ürün satmak amacıyla da kullanmıyor. Konuşarak Ticaret sayesinde işletmeler, müşterilerine anlık olarak kargo takip veya teslimat bilgilerini, yeni gelen ürünleri ve indirim günlerini bildirebiliyor. Böylece işletmeler hem müşterilerle iletişimini daha da kuvvetlendiriyor, hem de satışlarını artırıyor.

‘Konuşarak Ticaret’ Nedir?

Konuşarak Ticaret Pazarı Her Gün Geçtikçe Daha da Büyüyor

Günümüzde müşteriler, sıklıkla kullandıkları için mesajlaşma uygulamalarına diğer uygulamalardan daha çok güveniyorlar. Tüketiciler arama yapmak, e-posta göndermek hatta ve hatta bir markanın web sitesini ziyaret etmek zorunda bile kalmadan ürün ve hizmetleri bulmak, seçmek ve ödemeyi kolayca yapmak için giderek artan bir şekilde mesajlaşma uygulamalarını kullanıyor.

Mesajlaşma uygulamaları, giderek insan iletişiminin “tercih edilen yönü” haline geliyor ve her geçen gün büyümeye devam ediyor. Yapılan araştırmalara göre internetten alışveriş de yapmakta olan yüz milyonlarca kullanıcı bugün mesajlaşma uygulamalarını aktif bir şekilde kullanıyor ve bu sayı her gün geçtikçe artmaya devam ediyor.

2020 Yılında yapılan bir araştırmaya göre en az 2.5 milyar insan bu uygulamaları aktif bir şekilde kullanıyor. 2022 yılına kadar ise bu sayının 3 milyar bandına çıkması bekleniyor. Bu sayı 2015 yılında yalnızca 1.4 milyardı. Bu da demektir ki Konuşarak Ticaret yöntemi çok büyük bir potansiyel barındırıyor ve pazarı her bir gün geçtikçe büyümeye devam ediyor.

Müşteriler İçin Konuşarak Ticaretin Anlamı Ne?

‘Konuşarak Ticaret’ Nedir?

İşletmeler açısından bakıldığında Konuşarak Ticaret, satışları artırmak ve müşterilerle birebir iletişim kurabilmek adına muazzam bir seçenek. Hatta firmalar bu konuya öylesine önem vermeye başladı ki firmalar Konuşarak Ticaret yöntemlerini sistemlerine entegre ettirebilmek için mesajlaşma uygulamalarıyla birebir ortaklıklar kurmaya başladı. Örneğin Uber, Facebook’un Messenger uygulamasıyla bir ortaklık kurarak, kullanıcıların Facebook Messenger kullanarak kolaylıkla bir Uber sürücüsü çağırabilmesini sağlayan bir özelliğini tanıttı. Amazon ise Amazon Echo üzerinden banka işlemlerini konuşarak yapabilmek üzerine bankalarla anlaşma sağladı ve müşterilerine yerlerinden bile kalkmadan ödeme yapma, hesap bakiyesi sorgulama veya hesap üzerinden yapılan son işlemleri kontrol etme özelliklerini sunduğunu açıkladı.

Peki bu yöntem müşteriler için ne manaya geliyor?

Öncelikle ticaretin mesajlaşma uygulamaları üzerinden yürümesi sonucunda müşterilerin artık satın alacağı ürün hakkında bilgi alma olanakları oldukça artmış durumda. Normalde bir ürünü uzaktan satın alırken mağazanın web sitesine veya herhangi bir e-ticaret sitesine girmeniz gerekir ve ürünün işinize yarayıp yaramayacağı konusunda ürün hakkında yazılan yorumları okumanız gerekirdi.

Konuşarak Ticaret yöntemi ile ise böyle bir durum söz konusu değil. Ürün hakkında aklınıza takılan bir durum, soru veya ürünün işe yarayıp yaramayacağı ile ilgili endişeleriniz mevcutsa bunu direkt olarak satıcıya sorma imkanınız doğuyor ve bu da işlerinizi oldukça kolaylaştırıyor.

Ayrıca ürünün takibi veya firmanın stokları hakkında da direkt birinci kaynaktan bilgi edinebiliyorsunuz. Ürünün bozuk veya istediğiniz gibi gelmemesi durumunda ise yine birinci kaynak olan satıcıya direkt olarak şikayette bulunabilme seçeneğiniz mevcut. Böylece yapılan ticaret sizin için daha kolay ve daha endişesiz bir hale geliyor.

Bu tarz diğer haberlerimize buradan ulaşabilirsiniz.

 

 

Mustafa Emircan Yaman
İstanbul Üniversitesi İktisat 3. sınıf öğrencisiyim. Kalemim fena değildir bir de güzel hikayeler anlatırım 🙂

İlgili Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler